SINAV DÖNEMİNDE BESLENME

    
Sanırım pek çok öğrencinin korkulu rüyası bu sınav zamanları. Okul sınavları ayrı üniversiteye/liseye giriş sınavları ayrı, sonra finalleri vizeleri mezun olunca da işe girebilmek için girilen sınavlar… Yani okumayı öğrendiğimiz zamandan itibaren zorlu bir sınav maratonu bizi bekliyor. Bu esnada zihin açıklığı olsun diye çalışma masasının üzeride yemeklerle dolup taşıyor sonra hoop gelsin kilolar. Bunca yemekten sonra metabolizmada pes edip yavaşlıyor tabi haliyle. Sınav zamanı özellikle üniversite öğrencileri de yemek hazırla, yok yağı çok olmasın, yok şekeri az olsun derdine düşemiyorlar ne diyelim sizde haklısınız J
Bunca telaşın içerisinde vaktim yok diyerek lütfen hazır yemeklere ve sağlıksız atıştırmalıklara yüklenmeyin özelliklede zor kilo veren bir bünyeniz varsa kendinize bu kötülüğü asla yapmayın. Şimdi her yaştan birey için genel olarak sınav döneminde yapabilecekleriniz hakkında bilgi vermek istiyorum.
Öncelikle bulunan ortama eve/yurda kesinlikle abur cubur besinler sokmayın. Özelikle paket paket çikolata ve bisküviler her ne kadar cazip görünüyor olsada kan şekerini hızlı yükselttikleri için çok çabuk acıkırsınız o nedenle özellikle çok şekerli atıştırmalıklardan uzak durun. Çikolata zihni çalıştırır dediğinizi duyar gibiyim J Marifet sadece çikolatada olsaydı kimse çok çalışıyor olmazdı diyorum… Çikolata tabii ki hem stresinizi azaltmak içi hemde zihni dinç tutmak için güzel bir tercih fakat bunu abartmanın da bir mantığı yok. Ayrıca bu çikolata öyle bol sütlü çikolata değil antioksidan içerikli olan canımız kanımız bitter çikolata olmalı. Gün içerisinde bitter çikolatayı 3-4 parçayı geçmeden tüketebilirsiniz. Bisküvi olarak da daha az yağlı ve şekerli olanları tercih etmelisiniz. Bol kremalı bisküviler yerine yağı ve şekeri azaltılmış yüksek lif içerikli olan bisküviler daha çok iş görecektir. Ayrıca yüksek lif içerikleri sayesinde sizi ders esnasında hantallaştırmak yerine daha dinç tutacaktır.
Ana yemeklerinizde mutlaka protein ağırlıklı beslenin. Çünkü ders çalışma esnasında zaten karbonhidrat ihtiyacınızı yapacağınız ufak atıştırmalıklarla karşılayacaksınız. Daha uzun süre tokluk sağlamak için et grubundan, yumurtadan mutlaka yararlanın. Hem açlığınızı hem kan şekerinizi dengelemiş olursunuz. Protein ağırlığından kastım tabii ki her öğünde 200 – 300 gr et tüketmek değil buna dikkat edelim kilonuza uygun miktarlarda protein tüketiminiz yeterlidir.
Taze sebze ve meyveler hem vitamin mineral ihtiyacınızı karşılayacak hemde stresten ve de düzenli beslenememekten dolayı oluşabilecek olan bağırsak problemini önlemenizde yardımcı olacaktır. Taze sebze ve meyveleri beslenmenize ekleyip, kızartma ve hamur işini hayatınızdan çıkardığınız zaman kendinizi kuş gibi hissedeceğinize eminim. Yalnız meyve porsiyonlarına dikkat etmekte büyük fayda var gün içerisinde 4 porsiyonu aşmayacak şekilde meyve tüketimi yeterli olacaktır. Meyvelerden özellikle yaban mersini, çilek, elma ve üzümden yaralanmanızı tavsiye ederim. Sebzelerden ise brokoli, domates, ıspanak, biber, işinize yarayacaktır. Ayrıca baharat olarak aroma katması içinde kullanabileceğiniz biberiye hem metabolizmanıza hem zihinsel fonksiyonlara oldukça faydalı.
Süt grubu besinler sakinleştirici özellikleriyle de bilinirler yani kısaca uykunuzu getirebilirler özellikle geç saatlere kadar çalışma planınız varsa süt ve yoğurttan biraz daha uzak durmanızı az tüketmenizi tavsiye ederim(hiç tüketmeyin demiyorum çünkü yoğurt aslında hafızanızın güçlenmesine yardımcı olur, buna dikkat). Bazı kişilerde böyle bir problem yaratmıyor bu durumda yine miktarına dikkat ederek beslenmenize eklemenizde hiçbir sakınca yoktur.
B vitamini kaynağı olan tahılları da unutmamak lazım. Tahıllar kan şekerinizi dengeleyeceği için onlardan da yararlanmanız gerekiyor.  Benim tavsiyem danışanlarımın da bildiği gibi yulaf ezmesi J Özellikle kahvaltınızda tahıllara yer vermeniz gün içerisinde açlık mekanizmanızı daha kolay kontrol altında tutmanıza fayda sağlayacak ve enerjinizi kısıtlamayacaktır.
  
Kafein sınav dönemlerinde bolca tüketiliyor. Fakat fazla kafein tüketimide hem strese hem dehidrasyona sebep olacağından 3 fincanı geçmeyin derim. Bitki çaylarından da faydalanmaya çalışın.
Kendinize önceden sandviç veya tam buğday unundan yapılmış lavaş ile pratik sandviçler/dürümler hazırlayın böylece aniden bastıran açlık hissinde bunları yerseniz yemek yemeye üşenip dışarıdan sipariş verdiğiniz besinlerden daha az kalori alırsınız J
Kuruyemişlerden mutlaka faydalanın özellikle omega 3 yönünden zengin olan cevizi mutlaka günlük tüketimlerinizde ara öğünlere ekleyin. Kuruyemişler içerdikleri çinko, magnezyum ve sağlıklı yağlar sayesinde hem açlık durumunuzu kontrol etmenize faydalı olacak hemde zihinsel olarak sizi daha zinde tutup edindiğiniz bilgileri hafızanızda tutmanızda yardımcı olacaktır.  Kabak çekirdeği, ceviz, badem, fındık, sınav döneminde yakın arkadaşınız olsun. Ama çok sıkı fıkı olmakta iyi değildir siz yeteri kadar tüketip gerisini sonraya saklayın.
Fast food tarzı besinler kelimenin tam anlamıyla sizi hantallaştırır, uykunuz getirmekten başka hiçbir işe yaramaz. Yer, uyur kilo alırsınız o yüzden özelliklede bu dönemlerde fast food besinlerden, kızartmalardan ve hamur işlerinden uzak durun mutlaka.
Balığın faydalarını bilmeyenimiz yoktur artık. Özelliklede bu dönemler haftada 3 kez tüketmeyi ihmal etmeyin. Uskumru yüksek değerde EFA’ya sahiptir. Öğrenme gücünü ve hafızayı geliştirir. Ayrıca sadece Sardalya’da bulunan koline kimyasalı beyin için önemlidir.Bunun haricinde ton balığından ve omega 3 yönünden oldukça zengin olan somondan da faydalanabilirsiniz.
Sabah kahvaltıdan önce biraz egzersiz yapmaya çalışın. Çok değil sadece 10- 15 dakikanızı ayırın hem daha zinde olursunuz hemde gün içerisinde metabolizma hızınızı arttırmış olursunuz.

Hazır kahvatlı demişken bütün bunlar bir yana oldukça sağlam ama sağlıklı yapılmış bir kahvaltı bir yana der sınavlarınızda başarılar dilerim J

AZI KARAR ÇOĞU ZARAR BESİNLER

   
     “Ünlü bir youtuber kahvaltı rutinini çekmiş avakado yiyor herhalde sağlıklı bir şey dur bende alıp yiyim o zaman… ” “Aaaa bak bir diyetisyen zencefilin faydalarından bahsetmiş bugün alayımda bir güzel yemeklere katıyım hatta birde çayını alıp içeyim… ” “Türk kahveside antioksidan içerikliymiş dur ben bunu biraz daha fazla içiyim”… “Ay bugün diyete başladım ben en kolayından hergün ton balıklı salata yiyim… ” Bu cümleler tanıdık geldi değil mi ? Besinler aynı olmayabilir ama fenomenlerin, bloggerların, uzmanların, etkisi altında kalıp bu tarz şeyler düşündüğümüz çok olmuştur. Evet belki bunlar çok sağlıklı besinler fakat bunları tüketip tüketemeyeceğiniz/ tüketim miktarınız/ tüketim sıklığınız vb durumlar tamamen size özeldir. Evet sağlıklı bireyler için belki problem yaratmayabilir fakat böbrek hastalığınız, reflünüz, tansiyonunuz vb herhangi bir rahatsızlığınız varsa belkide sizi iyileştirmek yerine daha çok hasta edebilir. O nedenle bu tarz fazlaca kullandığınız besinleri mutlaka kullanmadan önce doktorunuza veya diyetisyeninize danışmalısınız dedikten sonraaa geliyorum belli başlı bazı besinlerin fazla tüketiminde yol açabileceği sorunlara .
Önce Ton Balığından başlayalım: Tabikide balığın ne kadar sağlıklı olduğunu hepimiz biliyoruz fakat konserve ton balığına ulaşım kolay ve yemek alternatifi çok çeşitli olan bir besin olsada konserve ton balığı fazla tüketiminde cıva oranı yüksek olduğu için sinir sistemini hasara uğratabilir bunun yanı sıra konservelerde biliyorsunuz ki tuz oranıda yüksek oluyor bu da fazla tüketiminde vücutta su tutulmasına ve tansiyonunuzun yükselmesine sebep olabilir.
Avokado: Cilt ve saç için oldukça faydalı bu besin E vitamini içeriği ile pek çok hastalığa karşıda koruyucudur. Kalp damar hastalıklarına iyi gelir içeriğindeki tekli doymamış yağ asitleri sayesinde kötü kolesterolü düşürücüdür, protein oranı diğer meyvelere oranla daha yüksektir. Bazı önemli özelliklerinden bahsettim size aslında bu kadarla kalmıyor kararında tüketildiği zaman mucize gibi bir besin tabir-i caizse fakat eğer fazla tüketirseniz hassas bir cildiniz varsa alerjik reaksiyonlar gösterebilirsiniz. Bunun haricinde bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. İçeriğindeki yağ sağlıklı yağ olsada yüksek yağ içeriği sebebi ile fazla tüketmenizi tavsiye etmem eğer avokadoyu beslenmenize eklemişseniz çok doğru bir tercih yapmışsınız demektir ama fazla yağ alımını engellemek adına avokado tükettiğiniz öğünlerde yağ alımınızı azaltmanız daha sağlıklı olacaktır.
Türk kahvesi: Evet antioksidan kapasitesi yüksek bir besin ama aynı zamanda kafeinde içeriyor. Yapılan birçok çalışmada, günde 300 mg dan daha fazla kafein alımının gebe kalmayı geciktirdiğini bulunmuştur. Günde üç fincan veya daha fazla kahve içmek, kadının doğurganlık oranını azaltabiliyor. Çünkü aşırı miktarda kafein tüketimi yumurtlamayı olumsuz etkiliyor. Gebelik döneminde ise ; dolaşım sistemini olumsuz etkileyeceği için erken doğum veya bebekte gelişim geriliği gözlenebilmektedir.Bu nedenle gebe ve gebe kalmayı düşünen bayanlara kahve tüketimi önerilmemektedir.
Bunun yanı sıra fazla kafein tüketimi kan basıncında ani yükselmelere sebep olabileceğinden kalp hastası olan bireylerde tüketimine dikkat edilmelidir. Aşırı kahve tüketimi kalp ritmini olumsuz yönde etkileyebilmektedir taşikardi gibi bir rahatsızlığınız varsa kahve tüketimini mutlaka sınırlandırmalısınız aynı şey tansiyon hastaları içinde geçerlidir. (Kafein ile ilgili yazımı okuyup daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.)
Zencefil: Alternatif tıpın belki de gözbebeği olan bu besin aslında pek çok derde deva. Özellikle bu soğuk havalarda sizi soğuk algınlığına karşı koruma da birebirdir kendileri. Ancak Şeker hastalarının zencefil tüketimi (burada fazla tüketiminden bahsediyoruz) kan şekerinde ani düşüşlere sebep olabileceğinden tehlike arz etmektedir ve ne yazıkki daha önemli bir yan etkisi ise özellikle kan sulandırıcı ilaçlar, aspirin ve anti-inflamatuar ilaçlarla etkileşime giriyor olmasıdır. Yani özellikle zencefil çayını fazla tüketirseniz iç kanama riskini arttırabilirsiniz. Özellikle ameliyata girecek olan bireylerin zencefil-zencefil çayı tüketmemesi gerekmektedir. Ayrıca fazla tüketiminde ishal ve mide bulantısına da sebep olabilmektedir. Zencefil safra üretimini de arttırdığından safra taşı problemi olanların ağrılarının artabileceğinden zencefil tüketmesi önerilmemektedir. Hazır bu konudan bahsetmişken sarımsak da kan sulandırıcı etkisi nedeni ile bu tarz ilaçları kullananların belirli miktarlarda tüketmesi ameliyat öncesi ise tüketiminin kesilmesi gerekmektedir.
Domates: Korkmayın çok büyük zararları olan bir sebze değil kendileri sadece değinmek istediğim birkaç nokta için onu kurban seçtim kendime. Domates asit oranı biraz fazla olduğu için reflü ve gastriti olan bireylerde sıkıntıya sebep olabilir. Bazı bireylerde ise fazla tüketiminde zamanla baş ağrılarına mide yanmalarına sebep olabilir özellikle salata tüketimide bu tarz şikayeti olan bireyler buna dikkat etmelidir tamamen salata tüketimini kesmek yerine domatesi çıkararak tekrar salata tüketmenizi tavsiye ederim. Domatesin içeriğindeki likopen bazı bireylerde alerjik reaksiyona sebep olabilmektedir. Mide rahatsızlığınız veya bu tarz bir alerjiniz yoksa da domatesi hiç korkmadan tüketebilirsiniz ekstra bir rahatsızlığa sebep olmaz anacak belirttiğim gibi bir rahtsızlığınız varsa bunu tetikleyebilir. Mide rahatsızlığınız varsa eğer asit içeriği yüksek olan diğer meyve ve sebzelri de sınırlı sayıda tüketmenizi tavsiye ederim.
Belli başlı besinlere dokunduğuma göre genel bilgiye geçebilirim:
Baharatların fazla tüketiminde özellikle de mide veya bağırsak probleminiz varsa fazlasıyla rahatsız edici bir durum oluşabilir. Bunun yanı sıra fazla baharat tüketimi bazı cilt problemlerine sebep olabilmektedir.
Meyvelerin fazla tüketimi ise fazlaca şeker alımı demektir. Az tüketildiği takdirde vücuda çeşitli yararları olan meyveler aşırı tüketildiğinde kilo almanıza da sebep olabileceğini unutmayın. Ayrıca meyve suyu içmenizi de tavsiye etmiyorum çükü meyvelerin içerisindeki vitaminler bildiğiniz gibi kolay okside oluyor siz keyif yaparken o meyve suyunun vitaminlerinin büyük bir çoğunluğu uçup gidiyor. Anı zamanda meyvenin posasından da yararlanmıyorsunuz ve özellikle kilo verme programında olanlar için bir anda fazlaca kalori alımı yapmış oluyorsunuz o nedenle meyveden dört dörtlük yararlanabilmek için taze taze tüketin suyunu sıkmayın derim …
Yağlar/kuruyemişler: Kuruyemişlerin yararları hakkında yazı yazmıştım (buradan ulaşabilirsiniz) eğer okuduysanız ne kadar yararlı olduklarını biliyorsunuzdur. Aynı şekilde omega-3, zeytinyağı, bazı besinlerde bulunan tekli doymamış yağ grupları da oldukça faydalı fakat bunları çok tükettiğinizde vücut ihtiyacından fazla olanı tabii ki depolamak isteyecektir. Bunlarda çeşitli hastalıklara sebep olacaktır. Bu nedenle vücudun ihtiyacı kadar tüketin en verimli şekilde bu yağlardan yararlanın ama fazlasından mutlaka kaçının.

Bugünlük bu kadar, AZI KARAR ÇOĞU ZARAR dersimiz bitmiştir. Yukarıda bahsettikleirmin ahricinde fazla tüketiminde çeşitli rahatsızlıklara sebep olacak başka besinlerde bulunmaktadır bunları zamanla yazmaı düşünüyorum hepsini bir arada vermek istemedim. Sağlıklı olduğunu bildiğiniz, gördüğünüz, duyduğunuz besinleri fazlaca tüketmeden önce bir kez daha düşünün derim ve bunu sadece besin değil her alanda böyle kullanın. Hep söylüyorum her bireyin farklı bir metabolizması vardır ve kendiniz asla kimseyle kıyaslamayın kendi ölçülerinizde, kendi bünyenizde yiyin, için, eğlenin, giyinin, gezin, sporunuzu da yapın : )

YILBAŞINDA YEDİKLERİNİZİ ERTESİ GÜN DENGELEYİN

Yılbaşı denince benim aklıma kekler, pastalar börekler geliyor, heyecanlanıyorum! J Bir diyetisyene yakışmıyor biliyorum böyle konuşmak ama büyük bir hayat gerçeği yani ne olursa olsun o kaçamak yapılacak o gün biliyorum ki buda aslında özel bir gün olduğu için göz ardı edilebilir bence insanız sonuçta dimi? J Tabi amacımız bunca kaçamağı en az zararla atlatmak o nedenle bakalım neler yapabiliriz…
Önce ana yemekten başlayalım; tahmin ediyorum ki pek çoğumuzun evinde çorbası pilavı et yemeği büyük zengin bir salatası olacak sonra tatlı kısmına geçilecektir bu dışarıda olacaklar içinde hemen hemen aynı standartlarda olacak. Size tavsiyem o çorbayı ekmeği unutun çünkü sonrasında yapacağınız kaçamaklar genellikle karbonhidrat ağırlıklı olacağından etinizi salatanızla beraber bir güzel yiyin gerekirse biraz daha fazla et yiyin ama çorbaya ekmeğe veya pilava dokunmamaya çalışın. Geliyor püf noktaaaa… Su için! Dalgamı geçiyor bu kız diyeceksiniz ama yemekten öncede yemekle beraberde su veya soda için ki çok fazla yemenin önüne geçebilin. Çünkü ana yemeği ne kadar az zararla atlatırsanız sonrası için o kadar iyi olur.
Yemek sonrası; geldik en tehlikeli kısma. Pastalar, börekler, kekler vs. (Alkole daha sıra gelmedi birazdan bahsedicem ondan) Akşam eğer alkol tüketimi olucaksa burada da kendimizi sınırlandırıyoruz her şeyden biraz mantığıyla hareket ediyoruz kek 1 dilim alıyorsa herkes siz sadece yarısını alıyorsunuz meselaaa J  Normal porsiyonlardan daha küçük alıp tadına bakıyorsunuz tabi bu arada sohbet muhabbet, gır gır şamata falan filan zaman geçiyor sizin midede yavaş yavaş bayrağı çekmeye başlıyor zaten. Kola, fanta vs tüketmektense o güne özel meyve suyunu siz sıkıp için, fazla kalori almış olsanız bile en azından sağlıklı olsun.
“Bi’ kadehten bişey olmaz” diyen arkadaşları bugün dinleyecekseniz eğer tavsiyem şu şekilde: Mümkünse şarap için ve kendinizi sınırlandırmaya çalışın. Hangi alkolü alırsanız alın fazla içmek yerine daha çok sohbet etmeye çalışın. O günün kaçamağı zaten fazlasıyla olacak o nedenle alkolle bunu daha da arttırmayın kadehlerinizi sınırlandırın şişe bitirmeye gerek yok diye düşünüyorum J  Alkol tüketiminde yanındaki mezeleri yemeyin çünkü onların az bir miktarı bile oldukça kalorili belki biraz kuruyemiş tüketebilirsiniz. Ama yemekle beraber alkol alıyorsanız o zaman mezelere hiç dokunmayın derim.
Gelelim ertesi güne: yedik içtik afiyet olsun ama yaramasın diyoruz ama demekle olmayacağını da biliyoruz… Dün neler yemiştik ? Ana yemeği yedik kekimizi böreğimizi yedik, meyve suyumuzu veya alkolümüzü içtik vs. Bunların hepsi farkındaysanız karbonhidrat. Daha öncede diğer yazılarımda bahsettiğim gibi protein ve karbonhidrat dengesi çok önemli. Bir önceki gün yağ ve karbonhidrat ağırlıklı beslendiğiniz için bugün mümkün olduğunca bu grubu kısıtlamalısınız. Bol bol su içerek işe başlayın, daha sonra yiyin proteini JAma tabi şöyle bir sıkıntı var yağ oranı fazla olan protein grubunu tercih etmiyoruz. Örneğin kırmızı et yemiyoruz veya tam yağlı yoğurt. Neler yiyebiliriz? Sabah yulaf ezmesi ve süt veya yoğurt ara öğünler de meyve yok veya normalden az porsiyonlarda olsun, öğlen kurubaklagilli salata (bağırsaklar çalışmalı ) veya hindi veya tavuk eti ile beraber salata, ara öğünde kefir veya yoğurt (normalde light tüketmiyorsanız bugüne özel light tüketin) , Akşam yemeğinde de balık ve salata tercih edebilirsiniz. Kefir bağırsaklarınızı çalıştırmaya yardımcı olacağı için benden tavsiye her zaman tüketin ama sevmiyorsanız bile o gün için mutlaka tüketin. Bunları yaparsanız kilo almazsınız diye bir şey yok. Amacımız sadece en az zararla kurtulmak, kilo alacak kadar yeseniz dahi bu tavsiyeler uygulayarak daha az kilo artışı olmasına olanak sağlayabilirsiniz. Tartıya hemen çıkmayın derim görüntü moralinizi bozup motivasyonunuzun düşmesine sebep olmasın birkaç gün dikkat ederek o şekilde tartıya çıkmanız daha sağlıklı olacaktır.Ayrıca unuttum sanmayın sadece bunları yapmakla kalmayıp tabii ki sporunuzuda eksik etmiyorsunuz normale göre biraz daha fazla spor yapabilirsiniz.

YENİ YIL DEĞİŞİM YILINIZ OLSUN

           
     Yeni yıl yeni umutlar denir.. Bir hevesle pek çok şeyin değişeceğine inanılır sıfıra kadar sayılır ve saatler 00.01 i gösterince sanki hiç birşey olmamış gibi devam edilir. Peki neden bir anlık heves ve çöküş yaşanır? Eğer hayatınızı değiştirecek bir şeyler yapmazsanız maalesef sihirli değnek yok kimsenin hayatı değişmez. Diyet işi psikoloji işidir. Ne kadar azimli hırslı ve özgüvenli olursanız o kadar kolay kilo verirsiniz. İşte bu yüzden bu sefer diyet değil hayatınıza yapabileceğiniz birkaç ufak ama etkili davranışlara değinmek istedim.
    Öncelikle bir farklılık yaratıp yılbaşından sonra şunu yapıcam bunu alıcam vs gibi olayları bir kenara bırakın. Yılbaşına ben şu şekilde girmek istiyorum yeni bir ben olarak giricem diyin. Çünkü bu sefer olay pazartesi diyete başlama olayına dönüyor. Hemen bırakılıyor. İstediğiniz bir şeyi yapmanın, almanın veya onun için uğraşmanın yeri ve zamanı olmamalı. Ne istiyorsanız harekete hemen geçmelisiniz zaman sizin keyfinizi beklemez.
Hedef koyun: Amacınız nedir? Ne istiyorsunuz ? Bunu bir düşünün bu kendi işinizle, okulunuzla, geleceğe dair bir plan, vücudunuzla, dış görünüşünüzle vs herhangi bir şey olabilir. Önce hedefi belirleyin hayattan bir şey isteyin bir amacınız olsun. Hayelleriniz önünüzde olsun olmak istediğiniz yapmak istediğiniz örnek aldığınız kişi/kurum/iş her neyse ister onlarla ilgili fotoğrafları odanıza asın, ister post-it lere yazı yazıp ofisinize yapıştırın, ister sosyal medyadan onunla ilgili sayfaları takip edin ama hep bir şekilde gözünüzün önünde olsun ki motivasyonunuz her düştüğünde ona bakıp destek alabilesiniz.Çünkü bazen insanı kendisinden başka hiç kimse geri toparlayamıyor en büyük güç kendi içinizde bunu sakın unutmayın.
Araştırma yapın: Hedefinize ulaşmak için neler yapabilirsiniz? Bununla ilgili gereken araştırmayı yapın, gerekirse uzmanından yardım alın, çevrenize akıl danışın. Ben bunu istiyorum ama bu nasıl olur ne yapmam gerek nasıl yapabilir diye bir düşünün olaya direkt atlarsanız hüsrana uğramanız daha muhtemel bir durum olabilir o nedenle ayaklarınız yere sağlam bassın alt yapınız sağlam olsun.
Yeni bir şey öğrenin/keşfedin: Öğrenmeni yaşı yoktur demişler çok da doğru söylemişler. Merak ettiğiniz konuları araştırın yada internette stalka ayırdığınız zamanın bir kısmını farklı bir şeyler öğrenmeye harcayın. Ufkunuz genişlerse hayat bakış açınız değişecektir. İster kitap okuyun, ister yeni yerler keşfedin bir anda farklı bir yoldan gidin , yeni insanlarla tanışın, ister rastgele bir konu hakkında açıp bir şeyler araştırın ama hergün kendinize bir iyilik yapın, kendinize yaptığınız yatırımların dönüşü daha fazla olacaktır.
Kendinizi şımartmayı öğrenin: Danışanlarımın büyük bir bölümü zaman konusunda şikayetçi ama ben bunun böyle olmadığını düşünüyorum. Kendinize zaman ayırmazsanız eğer pek çok konuda mutsuz ve düşük motivasyonlu olursunuz. Güzel bir kahve yapın aceleyle değil tadına vararak ister sevdiğiniz biriyle beraber, ister tek başınıza ayaklarınızı uzatarak için, sevdiğiniz dergiyi karıştırın, gerekirse hiçbirşey yapmayıp sadece müziği açın ışığı kapatın mumları yakıp hayallere dalın ama yarım saat bile olsa en azından haftada 1 kez kendinize, ruhunuza zaman ayırın. Onu dinleyin, hayaller kurun inanın bana çok rahatlayacaksınız…
Sevdiğiniz şeyleri yapın: Benim en büyük psikoloji sorunumu desem zayıf noktam mı desem bilemiyorum alışveriş yapmaktır. Tamam bu pek çok kadın için bu şekildedir fakat ben gerçekten en ufacık bir şey bile alsam o an psikolojik olarak o kadar rahat hissediyorumki anlatamam. Ne zaman depresif bir ruh haline bürünsem bilirimki alışveriş zamanım gelmiştir. Veya kendimle ilgilenmeyi, film izlemeyi, kendi kendime bir şeyler yapmayı (bu bir yemek olabilir, resim olabilir el emeği herhangi bir şey)çok severim. Sizinde benim gibi zevk aldığınız bir şeyler vardır eminim. Kısaca hobi diyoruz tabi biz buna. JSevdiğiniz şeyleri zaten biliyorsunuzdur bunların üzerine gidin fakat bence yeni bir şeyler keşfedip bunların üzerine gitmeniz daha eğlenceli olacaktır diye düşünüyorum. Sevdiğiniz şeylere ve sevdiğiniz insanlara daha çok zaman ayırın.
Kendinizi değiştirin: Aynada kendinize bir bakın sürekli olarak o ayakkabıyımı giyiyorsunuz veya sürekli saçınızı aynı şeklemi sokuyorsunuz? O ruju hep aynı renkmi  sürüyorsunuz yada en basitinden elinizdeki telefonun wallpaperi aldığınızdan beri aynımı? Ufakda olsa kendinize bir değişiklik yapın. Saçınız düzse kıvırcık yapın mesela, telefonunuzun ekranını değiştirin yani bu gibi ufak ama rutininizin dışında olacak şeyler yapın. İsterseniz radikal bir karar alıp komple saçınızı boyayın veya baştan aşağı tarzınızı yenileyin. Dolabınızı yenileyin. Monoton sizden kurtulun. Baştada söylediğim gibi insanlar pek çok şeyden şikayet eder fakat değiştirmek içinde hiçbirşey yapmazlar. Biz burada monotonluktan şikayet ederken pek çok insan şuan farklı ülkelerde gezip tozuyor öyle değilmi? Ha tamam belki çok uçtum ama siz benim ne demek istediğimi bence gayet iyi anladınız. Monoton olan hayat değil, hayat size ekstra renk katamaz sizin hayata renk katmanız farklılık yapmanız gerekir.
Hadi spora başlayalım: Lütfen zamanım yok demeyin eğer ciddi bir probleminiz yoksa lütfen spor yapın. Sizin iş yerinde bedeniniz değil zihniniz yoruluyor. Kaldıki fiziksel olarak çalışıyor olsanız bile fiziksel açıdan rahatsızlık hissetmemek formdan düşmemek için zaten yine spor yapmanız gerekiyor. Yani ister fiziksel ister zihinsel çalışın her ikisinin ilacıda sporda. Açıkçası benim hiçbirşey düşünmediğim tek yer spor salonu eminim sizinde öyle olucak.Ayrıca aynada zamanla değişen halinizi görmek bence özgüveninizi yerine getirecek ve farkedilmeyede başlandıkça her olumlu yorum sizi daha farklı bir yere taşıyacaktır.
Hayatınızdan bir şeyleri çıkarıp onun yerine daha iyisini koyun: Mesela gittiğiniz yerde yediğiniz menülerdeki kolayı çıkarın ayran isteyin. Çok sinirlendiğiniz bir insana karşı nefret duymak yerine onu şaşırtın ve iyi davranın. Nefret duygusu sizi çok çabuk yaşlandırır ruhunuzu yıpratır ama karşınızdaki insana hiçbir zararı olmaz. Yani demek istediğim sizi olumsuz etkileyen her şey önce sırayla kurtulun ve onun yerine hem sizi hem çevrenizi olumlu etkileyecek davranışlar edinin. Yine beslenmeden örnek verecek olursam eğer; ağır yemekler yağlı yemekler yiyip ister kilo alın ister almayın ama cildinizi olumsuz etkileyeceği kesin ben daha sürekli abur cubur beslenipte bebek gibi suratı veya manken gibi bir fiziği olan insan görmedim. Sosyal medya üzerinden ben böyle yiyorum şunu yapıyorum zayıf kalıyorum bak hala güzelim falan filan bunlara aldanmayın. O makyajın altındaki suratları veya o kadar yenen yemeğin ardından girilen diyetleri görseniz/duysanız şaşarsınız. Lütfen bu tarz şeylere itibar etmeyin.
Artık kapatıyorum konuyu son cümlelerle. İster yılbaşı ister aybaşı ister haftabaşı ne olursa olsun kendinize zaman değil hedef koyun. Yapabileceğinize emin olduğunuz kendinize güvendiğiniz şeyleri yapmaya hemen başlayın. Hayattan size hiçbirşey getirmesini beklemeyin kendiniz harekete geçip bir şeyler yapmaya çalışın. Tabi hedefleriniz umutlarınız her zaman olsun onlarsız hayat olmaz ama benim demek istediğim hayallere sadece hayal ederek ulaşamayacağınızın bilincinde olmanız. Ben istiyorum demeyin yapın.
Çevrenizi şaşırtın, kendinizi şaşırtın hatta onları mutlu edin. Uzun zamandır görşmediğiniz arkadaşlarınızı arayın hal hatır sorun onlarla ilgilenin şaşırtın onları.Kendiniz yerine sevdiklerinizi mutlu etmek inanın ruhunuzu tazeleyecektir. Etrafınızdaki insanlar ne kadar sağlam ne kadar kaliteli insanlar olursa hayallerinize ulaşmanız o kadar kolay olacaktır. Umarım yeterince açık olabilmişimdir.
     Bence hemen şimdi istediğiniz kariyere/fiziğe/okula/başarıya/kişiye/HAYALLERİNİZE  ulaşabilmek için bir an önce işe başlayın ….

                                                                           Bu yıl SİZİN DEĞİŞİM YILINIZ olsun…

ÜNİVERSİTE DÖNEMİNDE BESLENME

  Üniversitede okuyan öğrencilerin en büyük problemi bence beslenme konusu (vize ve final dönemlerini saymıyorum tabii ki onlarla boy ölçüşülemez ). Özellikle de yurtta ve evde arkadaşlarıyla kalanlar için; ailesiyle kalanların keyfi yerinde tabi yemek derdi yok nasıl olsa… Kendimden de biliyorum yurt yemekleri genelde ya güzel olmaz yada bol yağlı olur mide kabul etmez evde de klasik öğrenci yemeğidir; makarna yapılır veya basit bir tavuk soteyle geçiştirilir he iki ortamda da haftanın en az 2-3 günüde fast foodla geçer genelde. Sonra gelsin kilolar!  Bu aralar üniversitede okuyan danışanlarımın artması sebebiyle bu yazıyı yazmak istedim amacım pratik tavsiyelerle işinizi kolaylaştırmak fazla kilo artışını engellemek umarım başarılı oluruz J
Öncelikle okulun yemekhanesinden başlayalım… Bütün yemeklerde olduğu gibi pilav/makarna her gün çıkmazsa olmaz. Çünkü eğer çıkmazsa doymazsınız da haklı olarak (!). Eğer çeşitli yemek çıkaran, bol yağlı yemek yapmayan bir yemekhaneniz varsa da çok şanslısınız. Pilav bulgur pilavı olduğu sürece aslında problem yok burada miktar ve tüketim sıklığı çok önemli haftada 2-3 gün tüketeceğiniz 2-3 yemek kaşığı bulgur pilavı sizin kilo almanıza sebep olmayacaktır. O nedenle miktara dikkat ettiğiniz sürece tüketebilirsiniz. Bu miktarda pilav veya makarna 1 dilim ekmeğe eşit olacağı için ekstradan ekmek tüketmenize gerek yoktur. Tüketeceğiniz yemeklerde protein-karbonhidrat ve yağ dengesi çok önemli. Tabağınızda mutlaka üçününde olmasına dikkat edin. Tüketeceğiniz yemeklerde yağ yeteri kadar bulunacağı için protein ve karbonhidratı dengelemek size düşüyor. Örneğin tabağınızda çorba+pilav+salata veya sebze yemeği olmasındansa et+salata+çorba veya pilav olması daha sağlıklı bir tercih olacaktır. Eğer öğlen et yerseniz akşam sebze veya tam tersi şekilde beslenmeniz sizin için daha iyi olacaktır. Tercihinizi kızartmalardan yana kesinlikle kullanmayın. İçecek konusu da bence çok önemli yemeğin yanında ayran veya soda tüketmeniz soğuk çaylardan veya kalorisi sıfır olarak gösterilen kola vs gazlı içecekler tüketmenizden çok daha yararlı olacaktır. Gazlı içeceklerden mutlaka uzak durun kalorisi olmasa da çabuk acıkmanıza sebep olacağından ve içeriğindeki asidin vücudunuza zarar vereceğinden dolayı her halükarda zararlı çıkarsınız. Eğer imkanınız varsa her gün olmasa dahi haftanın bazı günlerinde öğle yemeğinizi yanınızda getirin ton balıklı sandviç veya salata, kurubaklagilli bir salata ve yanında yoğurt işinizi görecektir. Eğer yemekhane dışında kafede öğle yemeği yiyorsanız tercihiniz ızgaralardan yana olsun yanında çorba veya ekmekde tercih edebilirsiniz ama sakın salatanızı unutmayın… Yanınıza mutlaka ufak atıştırmalıklar alarak ara öğün yapın ders aralarında bunları tüketin.
Okulu hallettiğimize göre ev/yurt yemeklerine geçebiliriz…
  1. Kural: Kahvaltı yapmadan dışarı çıkma! İster pratik bir beyaz peynirli sandviç ister yulaf ve süt/yoğurt ister arkadaşlarınızla uzun uzun kahvaltı keyfi yapın ama mutlaka kahvaltınızı yapın. Kahvaltıda çeşitlilik sağlamanız çok önemli burada çeşitlilikten kastım sofranızın zenginliğinden ziyade tüketimlerinizi değiştirmek. Yani 1 hafta boyunca klasik kahvaltı yapıyorsanız birkaç gün yulaf ezmesi tüketmeye çalışın. Veya hergün yumurta yiyorsanız arada bir ara verip birkaç gün farklı bir kahvaltı yapın. Kahvaltınıza yeni besinler ekleyip çıkarın hergün aynı şeyleri tüketmekten kaçının.
  2. Kural: Kahvaltınıza göre gününüzü planlayın! Örneğin kahvaltıda sandviç yediniz öğlende yanınıza sandviç aldınız veya pilav tükettiniz akşam artık ekmek grubundan uzak durun. Veya sabah bol peynirli veya bol yumurtalı bir omlet yaptıysanız veya peyniri çok tükettiyseniz öğlenki veya akşamki etinizi daha az tüketin. Kısacası sabah neyi çok yediyseniz gün içerisindeki tüketimlerinizi ona göre dengelemeye çalışın…
  3. Kural: Yaptığınız yemeği 1 hafta boyunca yemeyin. 1 hafta belki biraz abartılı oldu ama öğrenci evinde olanlar iyi bilir bir yemek yapılır çok da uzun bir süre o yenir genellikle. Bundan kesinlikle uzak durun. Koca bir tencerede yemek yapmaktansa sizi o günde dahil max 2 gün idare edecek bir yemek yapın ve 3. gün üşengeçliği bırakıp yeni bir yemek yapın. Besinlerden olabildiğince çok faydalanabilmeniz için imkanlarınız dahilinde tüketimlerinizi mutlaka değiştirmeye çalışın.
  4. Kural: Çok fazla çay/kahve tüketmeyin. Özellikle 3ü 1 arada olanlar su gibi gidiyor biliyorum! Kahvenizi sade alın sütü kendiniz ekleyin. Bunun haricinde kahve tüketiminiz max 3 fincan olsun. Hatta üçüncüyü içmemeye çalışın. Özelliklede yeteri kadar su tüketiminiz yoksa bunlar sizi daha da kötü etkileyecektir.
  5. Kural: Basit ama besleyici yemekler yapın. Derslerden, gezip tozmaktan yemek yapmaya vakit kalmıyor olabilir ama yapacağınız ton balıklı bir salata veya haşlanmış mercimek veya nohut ile yapacağınız bir salata veya tavuk sote yanına haşlanmış sebzelerden oluşan bir menü sizi çok yormayacaktır. Bunları yurtta kalanlarda yapabilirler gayet rahat bir şekilde. Eğer çıkan yemek sizi memnun etmemişse telefonu alıp sipariş vermek yerine siz pratik ve besleyici yemekler yapmaya çalışın. Probiyotik ile ilgili yazımı okuduysanız eğer süt grubunun faydalarını bir hayli öğrenmişsinizdir. O yüzden yoğurdunuzu kefirinizi eksik etmeyin mutlaka gün içerisinde 2 porsiyon kadar tüketmeye çalışın. Öğünlerinizin yanında veya ara öğün olarak tüketmeye çalışın.
  6. Kural: Tatlı değil meyve yiyin! Gün içerisinde eğer yeteri kadar meyve tüketirseniz ve ara öğünlerinizi atlamazsanız tatlı ihtiyacınız kalmayacaktır. Tatlıya veya çikolataya saldırmadan önce meyvenizi yiyin. KEEP CALM AND MEYVE YE! J Nutelleyı unuttum sanmayın o kavanozu 1 haftada hatta belki daha erken bitirdiğinizi biliyorum. Size bundan kurtulmanın püf noktasını vericem: Almayın! Alırsanız yersiniz bu kadar basit… Şuan iğrenç espriler yapıyorum farkındayım ama aslında çok ciddiyim tatlı, çikolata, nutella vs o eve veya o odaya girmesin mümkünse arkadaşlarınızda aldırmayın veya onlardan saklamasını isteyin ki gözünüz görmesin.

Kısaca bu yazıyı özetleyip bitiriyorum eğer kilo vermek veya sağlıklı beslenmek istiyorsanız bahaneler üretmeyin her seferinde diyet yapıp bırakmak metabolizmanızı bozacaktır. Sağlıklı beslenin ve öyle devam edin. Yanınızda mutlaka ara öğününüzü taşıyın. Sonuçta ekstradan 1 elmanın çok ağırlığı olmaz yanında da okulun kafeteryasından alacağınız ayran ile gayet güzel bir ara öğün yapabilirisiniz. İsterseniz badem ve meyvede tüketebilirsiniz seçenekler size kalmış ama mutlaka yapın. Gününüzü kahvaltınıza göre planlayın ve o şekilde devam edin öğlen çok yerseniz akşam az yiyin mesela. Bol bol su için onu asla ihmal etmeyin su içmiyorsanız kahve tüketiminide azaltın. Sporun faydasını söylememe gerek yok sanırım artık ama ben yine de ekleme yapıyım zamanınıza göre spor saatlerinizi belirleyip haftanın 2-3 gününü mutlaka spora ayırın. Spor salonuna gitmek zorunda değilsiniz çıkıp 1 saatlik yürüyüş yapmanız bile oldukça fark yaratacaktır. Ha bu arada çıkıp avm gezmek sonrasında oturup yemek yemek spordan sayılmıyor bilginize… 

10 ADIMDA FORMDA KALIN

  Ben taktım galiba 10 adımlı olaylara 🙂 Ama sizin daha çok ilginizi çektiğini ve bu sayede daha açık/anlaşılır bir şekilde anlatabildiğimi düşünüyorum. Bugün çok fazla spor yapmaya imkanı olmayanlar için 10 adım düzenledim. Ama şöyle ki herhangi bir sağlık probleminiz veya bir engeliniz yoksa mutlaka spor yapın ben bu yazıyı spor yapmayın tembellik yapın diye yazmıyorum o konuda bi’ anlaşalım önce…  Bazı bireyler için yeni doğum yapanlar veya bebeğine baktığı için spor yapamayanlar içinde bu yazının faydalı olacağını düşünüyorum ancak kendi danışanlarımda önerdiğim bir şey var eğer dışarı çıkamıyorsanız spor yapabileceğiniz videolar mevcut açın istediğinizi değiştirerek size uygun bir şekilde sporunuzu yapın. Spora bahane yok!!
Eveet şimdi hazırsanız başlayalım…
Öncelikle UYKU çok önemli: Bu bizim 1. adımımız pek çok danışanımda da gördüğümü söylüyorum kilo problemi yaşayan bireyler ya az uyuyor ya da ciddi anlamda çok uyuyor. İkiside zararlı. Neden zararlı? Vücut için gerekli pek çok hormonların yapım/yıkım olaylarının hatta büyüme hormonunun uyku esnasında salgılandığını artık hepimiz biliyoruz… İşte bu nedenle vücudunuzun sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için mutlaka düzenli bir uyku sisteminizin olması gerekiyor. Düzenli uyku ile kilo kontrolünüzü sağlayabilirsiniz.
Yeterince uyuduysak gelelim SABAH KAHVALTISI’ na:  Günün en önemli öğünü diyip duruyoruz boşuna demiyoruz JPek çok araştırma da bizim arkamızda gün içerisinde ne kadar sağlıklı ve vitamin-mineral-karbonhidrat-protein açısından dengeli beslenirseniz gün içerisindeki açlık mekanizmanız o kadar kontrol altında olur. Sadece açlık değil tabii ki enerjiyi unutmayalım … Ne kadar yüksek enerji o kadar güzel bir çalışma temposu demektir. Sabah kompleks karbonhidrat dediğimiz karbonhidrat grubundan yani bunlar neler olabilir? Kahvaltıda; yulaf (kendisi dünyanın en sağlıklı tahıllarından) veya tam tahıllı ekmek uygun seçimlerdir diğer öğünler için liste biraz daha uzayacak J Meyveyi kahvaltınıza ekleyebilirsiniz kışın özellikle C vitamini içeren bir meyve ile hem bağışıklığınızı koruyup hem yağ yakımına yardımcı olabilirsiniz.  Meyveler posa ihtiyacınızı da karşılayacağı için oldukça sağlıklı bir tercihtir.  Ama miktara dikkat! Kahvaltı için oldukça az miktarlarda seçim yapmanız çok önemli. Kahvaltınızın kalorisi sizin kilonuza da bağlı olarak 300-500 kalori arasında olması yeterlidir.  Protein olarak yumurtadan, peynirden faydalanabilirsiniz ancak mümkün olduğunca az yağlı peynirlere yönelin burada az yağdan kastım light değil doğal yağ içeriği az olanlar örneğin kaşar yerine çökelek veya beyaz peynir tüketimi… Her öğünde olduğu gibi sebze bu öğün içinde vazgeçilmez olmalı mevsimine uygun sebzelerle tabağınızı renklendirmeyi ihmal etmeyin J
Sıra geldi ÖĞLEN YEMEĞİ’ne: Öğlen mümkün olduğunca protein içerikli tercihler yapın et tüketiminizi öğlen yapmaya çalışın. Bu sayede akşama kadar hem tok kalmış olursunuz hemde gün içerisindeki aktivitelerinizle et grubundan aldığınız yağları biraz daha yakmış olursunuz. Öğlen protein tüketimi ara öğünlerde açlık hissinizi azaltacağından kaçamak yapmanızı da engellemiş olacaktır. Etin yanında salata tüketmeyi asla ihmal etmeyin bu sayede demir emilimini de arttırırsınız.. Et olarak az yağlı olanları tercih edin: hindi veya tavuk eti gibi. Haftada 2-3 kez mutlaka balık tüketmeye özen gösterin içeriğinde oldukça yararlı yağlar sayesinde yağ yakımızı hızlandırırsınız. Kırmızı eti hafta 1-2 kez uygun miktarlarda tüketmeniz yeterli olacaktır. Kompleks karbonhidrat olarak kepekli makarnalardan veya bulgur pilavından yararlanabilirsiniz.
En hafif geçmesi gereken öğün AKŞAM YEMEĞİ: Akşam yemeğini mümkün olduğunca az ama öz dediğimiz hafif bir şekilde yapmalısınız.. Yoğurttan sebze yemeklerinden ve öğlenki kadar olmasa da yine et grubundan faydalanabilirsiniz. Kompleks karbonhidrat olarak burada kurubaklagillerden yararlanabilirsiniz. Kurubaklagiller haftada 2-3 kez tüketmeniz gereken besin grubudur. Kurubaklagiller diğer yararlarının yanında özellikle bağırsak hareketleriniz için oldukça faydalıdır ve bağırsaklarınız ne kadar düzeli çalışırsa o kilo kaybının o kadar kolay olacağına emin olabilirsiniz.
Olmazsa olmaz ARA ÖĞÜNLER:  Ara öğünler metabolizmanızın çalışmasına yardımcı olduğu gibi sizin daha uzun süre tokluk hissetmenizi ve benim gözümde en önemlisi tatlı ihtiyacını olabildiğince azaltmayı sağlayacaktır… Genel olarak bilimsel araştırmalara olan inancımız tam fakat ne yazıkki uygulama konusunda biraz sıkıntılı olabiliyoruz veya canlı bir örnek istiyoruz ara öğün yapan ve meyve tüketimi düzenli olan pek çok danışanımda ( tatlıya karşı hassasiyeti olanlarda buna dahil) tatlı ihtiyacının azaldığını gördüm o yüzden ara öğün atlamamanızı şiddetle öneriyorum…
Yemeklerinizi tuzlu değil BAHARATLI yapın: O tuzu elinizden bırakın. Yemeklerinizi lezzetlendirmek için bol bol baharat kullanın her baharatın kendine özgü yararı var bazıları eski zamanlarda tedavi amaçlı bile kullanılıyordu. Günlük tuz ihtiyacınızı tükettiğiniz besinlerden zaten genel olarak karşılıyorsunuz o yüzden ekstra tuz kullanımına gerek, yok tuz isteyen yemeklere ise çok az miktarda ekleyip yine geri kalanı için baharatlardan desten almalısınız… Aynı zamanda baharatlar metabolizmanın çalışmasına da yardımcı olacağı için kilo kaybınıza da yardımcı olacaktır.
VİTAMİN ihtiyacını karşıla: Vücudunda gerçekleşen pek çok olayın oluşabilmesi için vitaminler gerekiyor. Eksikliğinde bildiğiniz gibi pek çok rahatsızlık görülebiliyor. Vitamin eksikliği aynı zamanda kilo kaybını da zorlaştırıyor. Gün içerisinde halsiz, yorgun ve hatta mutsuz bile hissedebilirsin. Özellikle havaların soğumaya başladığı şu zamanlarda mutlaka vitamin ihtiyacını karşıla her gün ihtiyacın kadar meyve tüket. Ne diyoruz? Her şeyin fazlası zarar!
MOTİVASYONUNU kaybetme: Önünde bir hedefin varsa ona ulaşmak için her şeyi yapmalısın. Çok sevdiğim bir söz vardır: “Kimse başarı basamaklarını elleri cebinde çıkmamıştır.” Gün içersinde sosyal medyada oldukça aktifiz hatta bazılarımız telefonla yatıp telefonla kalkıyor. Okuyacağınız başarı öyküleri size büyük azim ve kararlılık yaratacaktır. Tabi birkaç model takip etmekten de zarar gelmez :))) Motivasyon problemi yaşıyorsanız arkadaşınızdan, ailenizden, yakınlarınızdan destek alın. Motivasyonunuzu nasıl arttıracağınıza dairde ipuçları vermiştim o yazımı da okuyabilirsiniz J
ALIŞVERİŞE TOK KARNINA ÇIK: Bu hayatının her alanında çok önemli. Gereksiz besinlerle sağlığını bozma veya ihtiyacın olmayan besinleri alma. Bunun içinde alışverişe tok karnına çıkman gerekiyor. Fazladan alacağın her abur cubur besinin sana kilo olarak geri döneceğini unutma.
Aç kalma DOY: Bütün danışanlarımla aynı konuda tartışıyoruz ben yedirdikçe onlar yemiyor. Hatta yüksek kalorili programlardan pek hoşnut olmayıp az kalorili programlara bayılıyorlar. Çünkü birçoğunuzun bilinçaltında az yersem kilo veririm düşüncesi yatıyor. Her metabolizmanın farklı çalıştığını tekrar belirterek bu az yeme alışkanlığının doğru olmadığını tekrar söylüyorum. Diyetisyeninizin sizin için uyguladığı program sizin vücudunuz için en doğru olandır. Aç kalmak metabolizmayıda yavaşlatır, vücut direncini düşürüp hastada eder, vücut kendini korumaya alacağından yavaş kilo vermenize de neden olur birde bıraktığınızda üstüne kilo almanıza sebep olur. O nedenle günlük kalori ihtiyacınızın altına düşmeyin. Asla başkaları için hazırlanmış listeleri uygulamayın veya internette dolaşan herhangi bir diyet listesini…
Su tüketimide tabii ki çok önemli ama her yazımda bunu belirttiğim için tekrar üstüne değinmek istemedim ama siz su tüketimini ihmal etmeyin. Günlük 8 bardak suyunuzu mutlaka tüketin  J