7 Hızlı Kahvaltı Önerisi

Çalışanlar için her güne bir ofis menüsünden sonra sıra geldi kahvaltıya. Kahvaltının önemini artık hepimiz biliyoruz fakat maalesef zamansızlıktan pek çok kişi kahvaltı yapamıyor. O nedenle pratik ama doyurucu bir kaç tarifi sunma vakti geldi diye düşünüyorum 🙂

kızarmış ekmek.jpg

Fıstık Ezmeli ve Meyveli Tost: 2 dilim tam tahıllı ekmeği yağsız tavada biraz kızartın. Üzerine 1 yemek kaşığı kadar şekersiz fıstık ezmesi sürün. Mevsimine göre sevdiğiniz meyveyi üzerine dilimleyin. Besleyiciliğini ve tok tutma özelliğini arttırmak için chia tohumları da serpmenizde fayda var…

smoothie.jpg

Muzlu Smoothie: Smoothie acelesi olanlar için harika bir seçenek diye düşünüyorum. En Favorim ise tabiki muzlu olanı. Muz+badem sütü(normal sütde kullanabilirsiniz) + 6-7 adet badem isteğe göre 1 tatlı kaşığı fıstık ezmesi de eklenebilir. Daha farklı tarifler için buraya göz atabilirsiniz.

                                                  yc1yc1

Çırpılmış/poşe/haşlama yumurta: Kahvaltıların baştacı yumurtayı ister kaynar suya kırıp pişirin, ister kırmadan haşlayın, isterseniz iyice çırpıp tereyağında karıştırarak 5 dakikada uzun süre tok tutucu bir kahvaltı hazırlayın yada göz göz yumurta yapın. Ama üzerine sevdiğiniz baharatları da eklemeyi unutmayın.

 

                                        avokado-yumurta avokado

 

Avokadolu Yumurta: Son zamanlarda çok sıkça duyduğunuz avokadoyu kahvaltına eklemeye ne dersin? Avokadonun tadını sevmeyenler için en önemli olay zamanında tüketmeniz gerektiğidir. Eğer yeterince olgunlaşmamış avokado tüketirseniz tadını beğenmemeniz gayet doğal. Avokadoyu iyice ezip üzerine limon sıkın, biraz zeytinyağını üzerinde gezdirin isterseniz sarımsak da ekleyebilirsiniz işte avokadonuz hazır. Sıra geldi tamamlayıcı bir protein kaynağı ile beraber tüketmeye. Bunun için kahvaltıda en uygun olanı yumurta veya peynir gibi gözüküyor. Peynirle olduğu kadar yumurtayla da son derece uyum içerisindeler diye düşünüyorum ben.

 

egg-muffin

Yumurtalı muffin: Özellikle hafta sonları için harika bir seçenek olduğunu düşünüyorum ancak hafta içi de oldukça pratik bir tarif.Daha önce instagramda da paylaşmıştım. Muffin kabını yağlayıp çırptığınız yumurtayı eşit bir şekilde kaplara paylaştırın. Yumurtanın iyice kabarması için iyice çırpmanızda fayda var dilerseniz sütde ekleyebilirsiniz. İçerisine istediğiniz sebzeleri de ekleyip lezzetine lezzet katabilirsiniz.

 

 

matcha_yogurt_breakfast_bowl_high_res_image_1920x1080

Chia/Yulaf lapası: Hazırlarken en zevk aldığım kahvaltı sanırım bu olsa gerek. Görüntüsü oldukça cezbedici chia ile yoğurdu karıştırın üzerine isterseniz yulafta ekleyebilirsiniz. Tarçın, keten tohumu, badem, ceviz mevsimine uygun meyveleri de ekleyip üzerine hindistan cevizi dökün ve bu harika kahvaltının tadını çıkarın derim. İsterseniz yoğurtla değil sütlede deneyebilirsiniz chiayı. Bunun içinde önceden sütte bekletmeniz gerekiyor geceden chiayı sütte bekletip sabah istediğiniz meyveleri ekleyip tüketebilirsiniz.

42617269cdfdd9f628271ace27b64818

Pek çoğunuzun yulafa karşı antipati beslediğini biliyorum ancak birde lapa haline getirip deneyin derim. Tüketeceğiniz miktarlarda yulaf ile sütü bir kapa koyun üzerine tarçın yada 1 tatlı kaşığı kadar kakao ekleyin ve lapa haline getirin. Bu işlem zatne 5 dakika kadar sürüyor ortalama. Daha sonra siz üzerinizi giyinirken bırakın o biraz soğusun. Soğuyan yulaf lapanızı aynı yoğurtda olduğu gibi dilediğiniz şekilde süsleyin.Afiyetle tüketin. Hemde bu şekilde yaptığınızda daha uzun süre tok tuttuğunu göreceksiniz.

 

 

 

smoothie-bowl

Smoothie Bowl: Aynı smoothie hazırlar gibi meyvelerle beraber yoğurdu/hindistan cevizi süttü yada badem sütünü blenderdan geçiriyorsunuz. Ancak daha lapa bir hal alması için normal orana göre biraz daha az sıvı ürün kullanmalısınız. Üzerine chia tohumu, badem, ceviz biraz meyve ekleyerek harika bir kahvaltı yapın ve meyvelerin enerjisi ile tazelenin diyorum.

5 ADIMDA STRESTEN KURTUL

Hardward Medical School dan gelen bir maili sizlerle özet halinde paylaşmak istiyorum. Mailde stresin zararlarından ve kurtulma yöntemlerinden bahsediyor.

unnamed

Hardward Medical School dan gelen bir maili sizlerle özet halinde paylaşmak istiyorum. Mailde stresin zararlarından ve kurtulma yöntemlerinden bahsediyor.

Artık hepimiz kronik stresin, mutsuz bir yaşamın yaratacağı sağlık problemlerinin farkındayız. Çeşitli sebeplerle sürekli stres halinde olmanın başta uyku ve iştah problemleri olmak üzere çok geniş bir yelpazede sağlık problemlerine yol açacağını söylüyor. Doktarların stresin kalp rahatsızlıklarını tetiklediğini fakat kanıtlanmadığından bahsediyor. Bununla ilgili Dr. Bhatt’ın güzel bir açıklaması var. Stresin kalp hastalıklarına etkisi kanıtlanmamış olsada insanların stres halindeyken çeşitli hastalıklara sebep olacak şekilde davrandığını vurgulamış. Örneğin Stres halindeyken daha fazla sağlıksız gıdalara yönelmek, daha fazla sigara içmek ve egzersiz yapmamak. Malum bunların hepsi sağlığımızı kötü yönde etkiliyor.

Dr. Bhatt kronik stresle başa çıkmak içinde 5 adet yoldan bahsediyor:

  1. Pozitif kalın: Kahkaha atmanın arterlerdeki iltihaplanmayı  ve stres hormonunu azaltarak HDL seviyelerinde artış meydana getirdiği gözlemlenmiş.  Yaşadığımız dönemde karşımıza pek çok olumsuz olay çıkabiliyor fakat zaman zamanda gülmeyi bilebilmeli insan diyor yani 🙂
  2. Meditasyon yapmak: İçe odaklı düşünce ve derin nefesin önemli olduğunu, yüksek tansiyon gibi önemli kalp hastalıklarına yakalanma riskini azalttığını söylüyor. Buna dua etmek ve yoga yapmak da dahilmiş aynı zamanda hem zihinsel hem bedensel dinlenmede gerçekleşmiş oluyor.
  3. Egzersiz yapmak: Sanırım bunu tekrar tekrar açıklamaya gerek yok 🙂 Sadece strese değil, oluşabilecek bütün kalp rahatsızlıklarına, diğer sağlık problemlerine ve kilo korumada en etkili yöntemlerden.
  4. Fişi çekin: Dünyayı takip ettikçe stres seviyenizde artacaktır. 10-15 dakika için bile olsa sosyal medyadan, TV den, maillerden ve haberlerden uzak kalmanızı öneriyor.  Benim tavsiyem tabiki en az 1-2 saat. Ancak çok yoğun bir şekilde internet kullanıyorsanız 10-15 dakika bile rahatlatacaktır.
  5. Stresten uzaklaştıran yollar bulun: Müzik dinleme, hobi edinme, güzel bir duş gibi kendinize vakit ayıracak bir yol bulmanızın hayatınızda stresi azaltmaya yardımcı olacağını belirtiyor.

Benden de size son bir tavsiye: Alışkanlıklar yerini başka alışkanlıklara bırakınca geçer. Stres halindeyken sağlığınızı olumsuz yönde etkileyecek şeyler yapıyorsanız bunu olumlu yönde etkileyecek başka bir şeyle değiştirin. Örneğin strese girer girmez sigara paketine saldırıyorsanız bunun yerine yanınıza hiçbir şey almadan kapıyı çekip çıkın dışarıda hızlı adımlarla yürüyüp stres atmayı deneyin.Canınız her ne kadar alışkanlık gereği sigara istese de siz direndikçe bu olumsuzluğu olumlu bir alışkanlıkla değiştirdiğinizi görüp daha çok hayatın tadına varacaksınız.

7 ADIMDA SPOR MOTİVASYONUNU YENİDEN KAZAN

TEKRAR TEKRAR BAŞLAMAKTAN BIKTIYSAN YARIDA BIRAKMAKTAN VAZGEÇ…

duzenli-spor-motivasyonu

Hepimiz dönem dönem spordan uzaklaşmaya başlamışızdır. Bu dönemlerde tembelliğimize yeni düşerek spordan ayrı kalmak da ne yazık ki bizi spordan daha çok uzaklaştırır. Tamam söz yeniden başlıyorum, yarın başlıycam, akşam başlıycam derken bir türlü o spora yeniden başlanamıyor. İşin kötü yanı bu konuda duyulan stres nedeniyle kendinizi daha çok yemeye veriyor olabilirsiniz, buda size zamanla kilo artışı ve yağlanma olarak geri döner. Şimdi kendimizi çok zorlamadan, strese sokmadan nasıl yeniden motivasyon kazanabiliriz bir bakalım…

 

jabra-sport-coach-wireless-bluetooth-headset-41.Adım: Müzik listeni güncelle

Müzik ile spor ilişkisi artık kanıtlanmış bir gerçek. Ancak uzun süredir aynı şarkılardan medet umuyorsanız sıkılmış olman da gayet doğal. Şimdi yeniden listenizi güncelleyin ve enerjinizi yeniden kazanın!

 

buddy2.Adım: Kendine bir spor arkadaşı edin

Yeniden motive olma konusunda sıkıntı yaşıyorsan bunu mutlaka denemelisin. İster tanıdık biri, ister ailenden biri, istersen daha yeni tanıştığın biri olsun, hiç fark etmez yeter ki birbirinizi motive edin. Bu işin karşılıklı olması lazım birbirinize eşlik etmeli ve daima motive etmelisiniz, bu esnada gün içerisinde iletişimde olmanızda çok önemli. Spor eşinle yapacağın spor esnasında ikinizin de eğlenmeye odaklanacak olmanız motivasyonuzu fazlasıyla arttıracak. Birlikte sevdiğiniz spor çeşitlerini konuşun ortak noktalarınızı bulup harekete geçin!

 

evde-spor-yapmak-13.Adım: Evde Tv karşısında pijamalarınla da spor yapabileceğini unutma

Spor yapmak demek illaki spor salonuna yazılmak yada hergün çıkıp yürüyüş parkurunu turlamak demek değildir. Çok sıkıldığın evden çıkmak istemediğin zamanlarda tv karşısında bile basit egzersizlerle gününü daha aktif hale getirebilirsin. Bunun için internette çokça video mevcut sosyal medyaya 5 dk. ara verip spor videosu izlemek veya görsellerine bakmak çok da zor olmasa gerek.

 

  1. Adım: Bir yarış için kaydolun

Dönem dönem yapılan koşu yarışlarını duymuşsunuzdur veya bisiklet turlarını. Bu tarz yarışlara kayıt yaptırmanız çalışma motivasyonunuzu arttıracaktır. Bu tarz yarışlarda hem eğlenebilir hem doya doya spor yapabilirsiniz. Sadece yarışlar değil, yapılan grup aktivitelerine de katılmak oldukça güzel bir tercih.

 

  1. fft99_mf1365552Adım: Yeni kıyafetler

Erkekleri bilmem ama biz kadınları en çok motive eden şey kesinlikle yeni bir şeyler! Sporda da motivasyonunu kaybeden özellikle bayanlar için alış veriş zamanı gelmiş demektir. Yeni bir eşofman takımı veya yeni bir spor ayakkabı ile motivasyonu artmayacak bir kadın tanımıyorum J Bizzat denenip onaylanmış bir yol olduğunu da eklemeliyim.

 

 

6.Adım: Spor rutinini değiştir

Aynı saatlerde aynı tarz sporu yapıyorsan, spor salonuna gidip hep aynı aletlerle çalışıyorsan sıkılmamak işten bile değil. Birkaç gün çalışma saatlerini değiştir, çalışma hareketlerini ise düzenli olarak mutlaka değiştir. Benden bir tavsiye özellikle HIIT programları benim hep favorim. Çalışan biriysen eminim senin içinde oldukça mantıklı olacaktır. Ağırlık yada vücut çalışmanın yanı sıra yapacağın HIIT gezersizleri hem daha kısa sürecek hemde daha fazla kalori yakımını destekleyecektir.

 

kosu_spor_egzersiz_mkl7.Adım: Can sıkıcı şeyleri bahane etme

Maalesef her gün can sıkıcı pek çok olayla karşılaşıyoruz spor özellikle bunun için tam bir ilaç görevi görüyorken canını sıkan olaylar için “off bugün çok canım sıkkın hiç spor yapamam” deme. Spor asıl tamda o zamanda yapılmalı. Yukarıdaki maddede bahsettiğim gibi evden çıkmak istemesen bile evde de spor yapabileceğini unutma. Spor bedenin ilacıdır ve bolca mutluluk hormonu salgılatır bunu hiç unutma.

Dertlerini bir kenara bırak, hemen sporunu yap ve her şeyi unut.

 

TEKRAR TEKRAR BAŞLAMAKTAN BIKTIYSAN YARIDA BIRAKMAKTAN VAZGEÇ… 

plngpmhx1umqlweu63n7rw

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3 FARKLI ÇAY İLE HEM BAĞIŞIKLIĞINIZI GÜÇLENDİRİN HEM ZAYIFLAYIN

Hem zayıflamak hem de bağışıklığınızı güçlendirmek ister misiniz? Öyleyse bu çay tarifleri tam size göre…

zayiflatan-bitki-caylari

Havalar soğumaya başlamışken, soğuk algınlıkları kapınızı çalmaya başlamadan korunmaya ne dersiniz?  Aşağıda verdiğim 3 farklı bitki çayı tarifi (bitki çayı diyorum ama daha çok baharat içeriyor o nedenle özellikle mide rahatsızlıkları olanların dikkatli olmasını tavsiye ederim) ile hem bağışıklığınızı güçlendirip hem de fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.

 

ANCAK:

  • İçerik kısmındaki besinlerden herhangi birine alerjiniz varsa,
  • Midenizde bir rahatsızlık varsa kullanmamanızı
  • Eğer bir rahatsızlığınız yoksa da gün içerisinde başka kullandığınız bitki çayları varsa onlarla beraber toplamda 3 fincanı geçmeyecek şekilde tüketmenizi tavsiye ederim.
  • Bu çayları günde 1 kere içmenizde yeterince fayda sağlayacaktır.
  • Bitki çaylarını işe yarasın diye bolca içtiğiniz zaman ciddi anlamda rahatsızlığa sebep olabileceğini unutmayın. Hangi bitki çayını içerseniz için özelliklede bir rahatsızlığınız varsa (tansiyon, mide rahatsızlıkları, alerji, kalp rahatsızlıkları vb) lütfen günde 3 fincanı geçmemeye, gerekirse doktorunuza danışarak içmeye dikkat edin.
  • Hamile bayanlarında genel olarak bitki çaylarını dikkatli tüketmelerini bazı bitki çaylarının düşük riski oluşturduğunu yeniden hatırlatmak isterim.
  • Bütün bitki çaylarının genel bir kuralı daha; bitkiler kaynatılmaz, kaynamış suyun üzerine bitki konarak demlemeye bırakılır.

 

Sıkı bir vücut için: Tarçınlı Detoks Çay

tarcin-cayi1 fincan demlenmiş yeşil çay

1 adet kabuk tarçın

Doğal bal (1 çay kaşığından fazla olmasın)

1-2 dilim limon

1 çay kaşığı Cayenne (Kırmızı biber)

 

 

Tazelenmiş bir cilt için: Zencefilli Detoks Çay

zencefil-cayi1 fincan demlenmiş yeşil çay

1 dilim limon

1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil

1 çay kaşığı bal

 

 

 

Vücudu temizlemek için: Zerdeçallı Detoks Çay

the-benefits-of-liver-detox-tea-a-turmeric-tea¼ çay kaşığı zerdeçal

Tane karabiber

¼ çay kaşığı toz zencefil

1 yemek kaşığı doğal bal

2 bardak su

 

 

 

LEPTİN VE GHRELİN

Size insülin gibi bir hormonun daha olduğunu ve bu hormonun kilo kaybınız üzerinde bizzat etkili olduğunu hatta tiroitlerinizin bile bu hormon denetiminden geçtiği söylesem?

 

Hepimiz artık insülin direncinin sağlığa ve kilo verme hızına olan kötü etkisini biliyoruz. İnsülini arttıran yiyecekler tükettiğimizde; yağ depolanmamızı arttırıyor, çok fazla karbonhidratlı( rafine ve işlenmiş ) ve sağlıklı olmayan yağlardan beslendiğimiz zaman bizzat kendi ipimizi kendimiz çekiyoruz.  Peki, size insülin gibi bir hormonun daha olduğunu ve bu hormonun kilo kaybınız üzerinde bizzat etkili olduğunu hatta tiroitlerinizin bile bu hormon denetiminden geçtiği söylesem?

Bir önceki “Uyku ve Zayıflama İlişkisi” başlıklı yazımda değindiğim birbirinin tersi şeklinde çalışan leptin ve ghrelin hormonlarından bahsediyorum. Bakalım neymiş bu hormonlar?

LEPTİN: Bu hormon 1994 yılında tıp dünyasına bomba gibi düşmüş. İnsülin hormonu gibi leptin hormonu da diğer hormonların işleyişini bunun yanı sıra vücudun fizyolojik işlevlerinin yürütüldüğü Hipotalamusu etkiliyor (kontrol ediyor) ve bilin bakalım nereden salgılanıyor?

Yağ hücrelerinden 🙂 Ama bu onun kötü bir hormon olduğu anlamına gelmiyor tabi. Temel görevi anlayacağınız üzere metabolizmayı kontrol altında tutmak. Bunun tiroidin görevi olduğunu düşünsek de aslında tiroit hormonu da leptin hormonu ile kontrol edilmektedir. Kendisi direkt olarak yağ yakmasa da; yağ depolamanıza, yağ yakmanıza, acıkıp acıkmadığınıza bu hormon karar veriyor. Diğer hormon sistemleri de leptinden etkilenmektedir.

Leptin vücudun “Ben Doydum”  sinyalidir. Yani eğer leptin direnciniz varsa kilo veremeyişinizin veya sürekli doymamış hissinizin sebebi bu olabilir. Tıpkı İnsülin direncinde olduğu gibi, leptin seviyesinde dalgalanmalar yaratan besinler aşırı miktarda tüketildiğinde leptin resöpterleri kontrolü elden bırakırlar, kendilerini kapatırlar. Bu şekilde leptin direnci oluşur ve insülin direncinde olduğu gibi fazla salgılansa dahi işe yaramaz; beyninize doydum mesajını iletemez. Sonuç olarak sizde olabildiğince yemeye ve kilo almaya başlarsınız. Tabi leptin hormonu kontrolü bıraktığı için kilolarınızın yanı sıra oluşacak olan hastalıklarla da baş etmek zorunda kalırsınız.

Leptin direnci kandaki trigliserid miktarıyla doğru orantılıdır. Yani çok fazla rafine ve işlenmiş karbonhidrat tüketimi leptin direncine davetiye çıkarıyor diyebilirim. Aklınızı okuyorum şuan diyorsunuz ki; “Ben bunu nasıl engellerim, ne yaparsam leptin direncim olmaz veya nasıl leptin hormonumun düzenli çalışmasını destekleyebilirim?” Leptin hakkında yeterince bilgi verdiğimi düşünerek size bir iyi bir de kötü haber vermek istiyorum. Kötü haber; leptin hormonunu dengeleyecek hiçbir gıda maddesi yoktur. Yani elma yiyin leptin hormonlarınız çalışsın, armut yemeyin leptini azaltırsınız diye bir olayımız yok. Öyleyse gelelim iyi habere; Leptin hormonunu dengelemenin tek bir yolu var o da düzenli “uyku”. Eğer geceleri düzenli bir uyku sisteminiz varsa ve kaliteli uyku çekebiliyorsanız tebrikler leptin hormonunuzu dengeleyebilirsiniz.

Leptin hormonunu dengeleyen bir gıda olmadığını söyledim ancak leptin direnci oluşturmamak için yapabileceğiniz bir şey yok demedim. Şimdi leptini İnsülin gibi düşünelim; eğer glisemik yükü olmayan veya oldukça düşük olan besinleri tercih ederseniz leptin direncini oluşturmaktan korunmuş olursunuz. Yani her şey düzenli bir uyku ve sağlıklı bir beslenme şekline bağlı. İnsülin ve leptin doğru orantılı çalışıyor siz ne kadar insülin salgılatan besinlerle beslenirseniz o kadar leptin hormonunun dengesi ile oynarsınız. İşin sırrı glisemik indeksi düşük bir beslenme programından geçiyor. Ancak yapılan bazı çalışmalarda ani kilo kayıplarının yani bilinçsizce kilo vermenin de leptin hormonunun azalmasına sebep olabileceğinden bahsediyor. Ne yapalım kilo mu vermeyelim? Hayır tabiki.  O yaptığınız kaçamaklar var ya işte onlar bazen hayat kurtarıyor 🙂 leptin hormonunun seviyesi düşmeye başladıkça sizin yapacağınız o bol basit karbonhidrat içerikli kaçamaklar leptin seviyelerini yeniden yükseltiyor ancak siz bunu sürekli değil de ara ara yapacağınız için doğal olarak sadece sisteme katkı sağlıyor fakat leptin direnci oluşturmamış oluyorsunuz.

Leptin direncinizin olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki maddelere bir göz atın derim:

  • Fazla kilolu olmak
  • Egzersizlere rağmen vücut şeklinin değişmemesi
  • Kilo kaybının olamaması, sürekli kilo artışı olması
  • Bel bölgesinde yağlanma
  • Sürekli şeker veya kafein ihtiyacı
  • Sürekli atıştırma (özellikle tatlı) isteği
  • Geceleri bir anda oluşan yeme isteği
  • Uyku problemi
  • Yemeklerden sonra atıştırma isteği olması
  • Sürekli stres hali
  • Yemeklerden sonra oluşan halsizlik
  • Ve tabiki yüksek trigliserid seviyesi

 

194691Eğer bu maddelerin birçoğu size uyuyorsa bir tehlike var demektir. Bu belirtiler size tanıdık geldiyse söyleyeyim bunlar aynı zamanda insülin direncinin de belirtisidir. Hemen bir kan tahlili yaptırmanızı, uyku düzeninizi gözden geçirmenizi ve de tabiki sağlıklı beslenmeye geçiş yapmanızı tavsiye ederim.

 

GHRELİN: Ghrelin hormonu leptinin tam tersi çalışan bir hormon olup beyne “ben açım” sinyallerini veren hormondur. Ghrelin hormonu da tıpkı leptin hormonu gibi uyku düzeni ile doğrudan ilişkilidir. Mideniz boş olduğunda mide tarafından salgılanır ve iştahınızı arttırır. Eğer leptin ve ghrelin hormonlarında bir dengesizlik oluşursa tatlı besinlere karşı koymanız oldukça zorlaşacaktır. Bunun sonucunda bel bölgesinde önüne geçilemez bir yağlanma başlayacaktır. Bunun sebebi canınızın özellikle besleyici içeriği düşük ve çok kolay yağa dönüşebilecek olan besinleri arzu edecek olmasıdır.  Yapılan bazı araştırmalar göstermiştir ki mideyi geç terk eden besinler ile ghrelin hormonu arasında bir doğru orantı vardır. Yani siz ne kadar doyurucu ve mideyi geç terk eden kaliteli proteinler ve sağlıklı yağlar ile beslenirseniz o kadar sağlıklı çalışan bir ghrelin hormonunuz var demektir.

 

Görüldüğü üzere vücutta çalışan pek çok hormon ve o hormonları da kontrol eden ana hormonlar var. Bu hormonların çalışma mekanizması oldukça karışık ve sürekli etkileşim içerisinde oldukları için her hangi bir aksama durumunda hemen olmasa bile zamanla vücutta çok büyük zararlara sebep olmaktadır. Bunu şimdi engelleme şansınız varken kullanın ilaçların eline düştüğünüz zaman onlarında yan etkileriyle uğraşacak olmanız bir hayli can sıkıcı olup, kısır bir döngüye girmenize sebep olacaktır. Sağlıklı çalışan bir mekanizmanız varsa çok şanslı olduğunuzu bilin vücudunuz muazzam bir denge içerisinde ve eğer bunu bozarsanız geri toparlamanın çok da kolay olmayacağını üstüne basa basa hatırlatmak isterim. Şimdi bir önceki yazıda uyku düzeni ile ilgili önerilerimi uygulamanızı, kendinize bir uyku düzeni oluşturmanızı, dengeli beslenmenizi, aktif yaşamanızı (sporu kastediyorum tabiki) ve yeteri kadar su içmenizi son kez hatırlatarak hepinize sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler diliyorum…

Yulaf Ezmeli Atıştırmalık

Ben hiç sizinle tarif paylaşmadım, yoğunluktan evde tarif denemeye fırsatım olmuyordu ama bu sıralar merak saldım tarfilere işte ilki geliyor;

IMG_20160422_205700

  • 1 yumurtanın sarısını ve beyazını ayırıyorsunuz
  • Beyazını fotoğrafta da gözüktüğü gibi iyice çırpıyorsunuz
  • Yaklaşık 1 bardak kadar yulaf ezmesini (fazla veya az da kullanabilirsiniz duruma göre)  blenderdan cırrttt yapıyoruz
  • Çırptığımız yumurtanın üzerine un hale getirdiğimiz yulafı (biraz da tane yulaf ekeleyebilirsiniz görünüm açısından) yumurtanın sarısını , TARÇINI ve 1 tatlı kaşığı kadar hindistan cevizini ekliyoruz.
  • Buradan sonrası size kalmış; biraz kuru meyve (ben 1 hurma 2 kuru kayısı kullandım) ve muz veya elmayı iyice azipyada rendeleyip bu karışıma ilave ediyorsunuz.
  • Kıvam alana kadar karıştırıyorsunuz duruma göre süt de katabilrsiniz.
  • Fırın tepsisine yağlı kağıt üzerine parçalara ayırarak diziyorsunuz.

 

Not: Tadını biraz daha şekerlendirmek adına 1-2 yemek kaşığı kadar pekmez de ekleyebilirsiniz.

AFİYET OLSUN…